3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL

Reklamlari:



Indir 235.62 Kb.
Title3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL
Page6/7
Date conversion23.11.2012
Size235.62 Kb.
TypeDocuments
Source
1   2   3   4   5   6   7


^ İMAR PLANI HAZIRLANMASI VE DEĞİŞİKLİKLER

3194 sayılı İmar Kanununun 8.maddesi: imar planlarının (Nazım ve uygulama imar planlarının) Belediye sınırlan ve mücavir alanlarda Belediyelerce Belediye sınırları ve mücavir alan dışında valiliklerce yapılacağını ilke olarak benimsemiştir. Bu genel ilke dışında, 3030 sayılı kanunun 6.maddesi; Büyükşehirlerde nazım imar planlarının Büyükşehir Belediyelerince, uygulama imar planlarının ise üçe belediyeleri tarafından düzenleneceği, İlçe Belediyelerince düzenlenen uygulama imar planlarının Büyükşehir Belediye Başkanının onayıyla yürürlüğe gireceğini,
3194 sayılı kanunun 9.maddesi ise bu maddede sayılan, hallerde. İmar planlarının Bayındırlık Bakanlığınca yapılacağını veya yaptırılacağını,

2634 Sayılı Kanunun 6.,7. ve 37. maddeleri uyarınca yürürlüğe konulmuş Turizm Merkezlerinde ve Turizm Alanlarında imar Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına ilişkin Yönetmeliğin 5.maddesi ; Turizm alanları ve merkezlerinde nazım imar planlarının Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşünün alınarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanacağını, Uygulama imar planlarının Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile tamamlanacağını; mevzi imar planlarının Valilik veya Belediyelerce incelendikten sonra yetkili kurulların gerekçeli görüşleri ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığına sunularak bu Bakanlıkça onaylanacağını, turizm dışı kullanımlara ait planların Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşünün alınmasından sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanacağını,
2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanununun 3. ve 10. Maddeleri İstanbul Boğaziçinde sahil şeridi ve öngörüm bölgelerindeki planların Büyükşehir Belediyesince, geri görünüm ve etkilenme bölgelerine ilişkin planların ise ilçe Belediyelerince onaylanacağını,

2985 Sayılı Toplu Konut Kanununun 4 Maddesi .Toplu Konut alanlarına ilişkin uygulama imar planlarının nazım imar planı esaslarına uygun olarak yapımcılar tarafından yaptırılıp onaylattırılacağım, tasdikli nazım imar planının olmaması halinde bu planların da toplu konut yapımcıları tarafından yaptırılarak lastik ettirileceğini,

2863 Sayılı Kanunun 17 Maddesi . Koruma Kurulunca belirlenen hususlara ilişkin plan değişikliği taleplerinin bir ay içinde ilgili belediye meclisince (koruma amaçlı plan kapsamında görüşülerek) karara bağlanacağını bu süre içinde gereken kararın alınmaması durumunda, belediye meclisi kararına gerek kalmaksızın Koruma Kurullarınca karara bağlanan imar planı değişiklik taleplerinin kesinleşeceğini,
383 Sayılı K.H.K.'nin 6. maddesi; özel çevre koruma bölgesindeki çevre düzeni nazım ve uygulama planları ile değişikliklerinin özel çevre koruma kurulunca yapılacağını,
388 Sayılı K.H.K 'nin 2/f maddesi: GAP bölgesi içinde kalan yerlerle ilgili nazım ve uygulama imar planlarının GAP Bölge Kalkınma idaresi Teşkilatınca yapılacağını,
Öngörmüştür.

İmar planlaması konusunda görevli ve yetkili kuruluşları bu şekilde kısaca belirttikten sonra planlamadaki aşamalar ile plan yapımına ve değişikliklerine dair esasların belirtilmesinde yarar bulunmaktadır.
3194 Sayılı İmar Kanununun 7.maddesinde, halihazır haritası bulunmayan yerleşim yerlerinin haritalarının Belediyeler veya Valiliklerce yapılacağı veya yaptırılacağı ve bu kuruluşlarca tasdik edileceği,
8. maddesi imar planlarının Nazım imar planı ve uygulama imar planından oluşacağı, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerin imar planlarının belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, Belediye Meclisince yürürlüğe konulacağı, bir ay süreyle ilan edileceği, bir aylık ilan suresi içinde planlara itiraz edilebileceği, itirazların belediye meclislerince onbeş gün içinde incelenerek karara bağlanacağı, belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerle ilgili imar planlarının valilik veya ilgilisince yapılacağı veya yaptırılacağı, valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe gireceği, onay tarihinden itibaren bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde yapılacak itirazların on beş gün içinde Valilikçe incelenerek karara bağlanacağı,
Belirtilmek suretiyle, imar planlamasındaki prosedür genel hatlarıyla açıklanmıştır. Ancak 3194 Sayılı Kanun planlama suretini yetki düzeyinde ele aldığından içeriğine değinmemi şiir. imar planlaması sureci 3194 sayılı kanunun 44 Maddesine istinaden yürürlüğe konulan "İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Dair Esaslara Alt Yönetmelik " ile açıklanmış, bu yönetmelik hükümleri ile planlamaya kentsel sosyal ve teknik alt yapı standarttan getirtilerek imar planı yapımı ve değişikliklerinde bu esaslara uyulması öngörülmüş, eğitim tesisleri sosyal ve kültürel tesisler , sağlık tesisleri ve resmi yapılara ait en az alan büyüklükleri tablolar halinde Yönetmelik ekinde belirtilmiştir.
Belediyelerce bu standartlara göre düzenlenmesi gereken imar planlarının uygulamada;
a) Doğrudan ihale yapmak suretiyle
b) Bünyesinde kurdukları planlama büroları aracılığıyla
c) Yetki vermek suretiyle iller Bankası vasıtasıyla.
Sağlandığı, küçük belediyelerin neredeyse tamamının imar planlarının İller Bankası tarafından hazırlandığı görülmektedir.
İmar Planları Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar;
İmar planlan, Koruma ve kullanma kararlar dengesinin en rasyonel şekilde kurulmasıdır. Tabiatıyla yapılan her değişiklikle yara almakta ve bütünlüğü bozulmaktadır. Bu itibarla zorunlu, olmadıkça plan değişikliğine gidilmemeli, zorunlu hallerde yapılan değişikliklerde plan bütünlüğünü bozmamalıdır.
İmar planı değişikliklerinde uyulması gereken esaslar "İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Dair Esaslara Ait Yönetmelik" te belirtilmiştir.
Yönetmelik hükümleri ile,
A- Sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesi durumunda, imar planında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerlerinin değiştirilmesine ilişkin plan değişikliklerinin zorunlu olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için,
1- İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşun görüşünün alınacağı
2- Bu alanın kaldırılabilmesi için bu tesisin hizmet gördüğü bölge içinde yeni bir alanın ayrılmasının zorunlu olduğu,
B- İmar planında verilen inşaat emsalinin, kal adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artması durumunda;
l - Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının artırılacağı.
2- Artan kat adediyle - yükseklikle orantılı olarak karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafenin artırılacağı.
C- İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahlarına ait imar planı değişikliklerinde;
l - Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde daraltılamayacağı
2- Yolların kaydırılmasında mülkiyet ve yapılaşma durumunun esas alınacağı,
3- imar planlarındaki gelişme alanlarında 7 metreden dar yaya , 10 metreden dar trafik yolu açılamayacağı
4- İmar planı değişikliği ile çıkmaz sokak ihdas edilemeyeceği,
5- İmar planı içindeki karayolu kent içi geçişinin değiştirilmesi durumunda Karayolları Genel Müdürlüğünden alınacak görüşe uyulacağı,
D - Sosyal ve teknik alt yapı kullanımlarından başka herhangi bir amaca ayrılmış olan bir alanın kullanılışının değiştirilmesi durumunda (Ticaret alanının konuta, konut alanının sanayiye vb.)
l- Nazım plan ana kararlarını bozucu fonksiyonel değişikliklerin plan değişikliği yolu ile yapılamayacağı.
2 -Yeni belirlenen kullanılışın ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olarak düzenleneceği,
3-Yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları gibi hususların ancak imar planının yeniden yapılması ile mümkün olabileceği,
Öngörülmüştür.
Plan değişikliklerine ilişkin belirtilen kısıtlayıcı düzenlemelere rağmen, Belediyelerce yapılan plan değişikliklerinde yasal gereklerin çoğu kez yerine getirilmediği, gerekçesiz belediye meclis kararıyla plan değişiklikleri yapıldığı müşahade edilmektedir.
İmar planı değişikliklerine ilişkin kararların gerekçelendirilmeleri Yönetmelik hükmüdür. Gerekçelendirme kadar, gerekçelerin içeriği de önem arz etmektedir. Gerekçelerde ,plan değişikliği ihtiyacım ortaya çıkaran nedenler ve sorunlar ile bunlara getirilen çözüm önerilerinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Plan değişikliklerinin gerekçelendirilmesi değişiklik usulü açısından zorunlu olmakla birlikte, belediye yönetimleri üzerinde bir oto kontrol mekanizması oluşturmak gibi dolaylı bir sonuca da katkı sağlayabilir. Belediyeler planlarda değişiklik yapmadan önce yasayla kendilerine verilmiş bir hakkın kullanımını muhtemel sonuçlarıyla tartışmak durumunda kalacaklar, belki de dar ve anlık çıkar çatışmalarının ötesinde imar faaliyetlerine yaklaşabileceklerdir.
İmar planı değişikliklerinde zorunlu kılman kapsamlı bir gerekçe; İmar planlamasının genelleşmesinde aşılması en güç sorun olan kısa vadeli ve bireysel bakış açısının kırılmasında da işlevsel bir araç olma potansiyeline sahip olabilir.

^ HUKUKA AYKIRI İMAR PLANLARI VE DEĞİŞİKLİKLERİ
İmar planlarının; 3194 Sayılı Kanun başta olmak üzere, imarla ilgili düzenlemeler öngören Kanun hükümleri ile imar planlamasına ilişkin Yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılması ve değiştirilmesi halinde durum ne olacaktır .
2960 Sayılı Boğaziçi Kanununun 18. maddesi ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 65 maddeleri dışında imar düzenlemelerini içeren yürürlükteki mevzuatımızda, belirlenen esaslara aykırı olarak yapılan imar planlan dolayısıyla ilgilisine ceza tertip eden bir madde hükmüne rastlanılmamıştır.

Anılan kanun maddeleri değişik bir tarz benimseyerek uygulama safhasına geçmeden önce yapılan işlemlerle İlgili olarak, görevini kötüye kullananlar hakkında özel ceza hükümleri getirmişlerdir.
Bunların dışında imar planı yapımı ve değişikliği ile ilgili ceza öngören özel bir kanun hükmü bulunmamakta; konuyla ilgili yapılan soruşturmalarda TCK'nun genel nitelikte görevi ihmal ve kötüye kullanmayı düzenleyen 230 ve 240 maddelerinin dayanak yapıldığı görülmektedir.
İçişleri Bakanlığının denetim elemanlarınca mevzuata aykırı imar planlarının yapımının değişikliğinin ve uygulamasının tesbiti halinde soruşturma yapılarak ilgililer hakkında fezleke düzenlenmesiyle yetinilmekte mevzuata aykırılıkların düzeltilmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulmamaktadır. Bayındırlık Bakanlığının da bu konuda yönlendirici ve uyarıcı bir tasarrufu söz konusu değildir.
İmar mevzuatında öngörülen standartlara uyulmadan yapılan imar planlarının ve değişikliklerinin uygun hale getirilmesini sağlamadan bu planlara dayalı uygulama yapılması da doğal olarak çarpık kentleşme ve telafisi imkansız sorunlara yol açmaktadır.

Bu durumda planların mevzuata aykırılığını tesbit edip bu doğrultuda işlem yapmakla yetkili kuruluşun bulunmaması gerçeği ile Danıştay 2. Dairesinin imar planı ve değişikliklerine ait düzenlemelerden dolayı ilgililere ceza verilmeyeceğine dair 1990/2361 sayılı karan birlikte değerlendirildiğinde kötü niyetli kişilere büyük bir imkan ve alanın verildiği sonucuna varmak güç olmayacaktır.

Danıştay 2 Dairesinin 1990/2361 sayılı kararında Belediye meclislerinin imar planı yapma ve değiştirme faaliyetlerinin düzenleyici İşlem olduğu , bu düzenlemelerin mevzuata uygun olup olmadığının yargı denetimi ile saptanabileceği İdari düzenleme sonucu ortaya çıkan eylemin hukuki olduğu, suç olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı belirtilerek yargılamanın gerekliliği karan iptal edilmiştir.

Danıştay 2. Dairesinin söz konusu kararı uyarınca;TCK 'nün suç saydığı bir kasıtla hareket edildiği belirlenmeden , imar planlarının mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı sorumlular hakkında ceza teklifi imkanı bulunmamaktadır.

Yürürlükteki mevzuatımızda hukuka aykırı imar planı yapan veya değiştiren sorumluları caydırıcı ceza hükümlerinin olmaması ve bu konuda merkezi idarenin etkili bir vesayet denetiminin de olmaması gerçeğine rağmen hukuka aykırı plan ve değişikliklerinin idari yargıda iptali mümkündür.
Yapılan imar düzenlemeleri sonucu menfaatleri ihlal edilenlerin söz konusu hukuka aykırı düzenlemelerin iptali için idari yargıda dava açmaları gerekmektedir.
Danıştay 6.Dairesi, 1991/1101 sayılı kararında;
Kamu yararını koruması amaçlanan imar planlaması ile ilgili değişikliklerde, menfaat ihlalinin geniş yorumlanması gerekliğini , imar planı değişikliklerinde meslek kuruluşu olan inşaat odası şubesinin idari yargıda dava açabileceğini hükme bağlamıştır.
Ancak 1993/273 sayılı kararı ile " İmar planı değişikliği ; Kamunun ortak kullanımına ayrılmış bir alanın bu kullanımdan çıkarılmasını öngörmediğine göre, belde sakini olan davacının kişisel bir menfaatinin ihlalinden söz edilemeyeceğinden meşru ve kişisel menfaatinin bulunmadığından, davanın reddine" şeklinde hüküm vermek suretiyle yukarıda belirtilen görüşüne sınırlama getirmiştir.
Beldede yaşayan veya mülkü bulunan herkesin hukuka aykırı imar planı ve değişiklikleri konusunda iptal davası hakkının bulunup bulunmaması tek başına çok fazla anlam ifade etmemektedir Bu hakkın anlamlı olabilmesi için belde halkının kendi yaşam çevresine sahip çıkmada duyarlı olması, bunu demokratik bir hak ve toplumsal bir görev olarak algılaması, diğer taraftan imar planı değişikliklerinin belde sakinlerince kolaylıkla izlenebilir olması gerekmektedir. Halbuki çevre bilincine sahip duyarlı bir kamuoyumuzun olduğu pek söylenemeyeceği gibi. mevcut prosedür ve uygulama itibari ile imar planı değişikliklerinin belde sakinlerince izlenebildiği de iddia edilemez.
1996 yılında düzenlenen teftiş raporlarından ve iller bankasından elde edilen bilgilerden ; Aydın Belediyesinin 1994 yılında 109, 1995 yılında 121 ve 1996 yılında Ekim ayma kadar 75, Yenihisar Belediyesinin 1989 - 1996 tarihleri arasında 200, Kuşadası Belediyesinin 1995 ve 1996 yıllarında 100 den fazla, Bartın Belediyesinin 1985 - 1992 yılları arasında 800 den fazla . Büyükşehir statüsüne geçişi müteakiben Antalya Büyükşehir hudutları içinde kalan Kepez Belediyesinin 149, Muratpaşa Belediyesinin 279, Alanya Belediyesinin 1995 - 1996 Yılları arasındaki bir yıllık teftiş dönemine ait süre içinde 77, Karaman Belediyesinin 1996 yılında 41 adet imar planı değişikliği yaptığı tesbit edilmiştir.
Çok sayıda yapıldığı tesbit olunan bu imar planı değişikliği gerçeği karşısında ilgililerin hatta değişiklik sonucu menfaatleri doğrudan ihlal edilen, gayri menkullerinin tasarruf hakları sınırlandırılan veya ellerinden alman kimselerin dahî durumu kolaylıkla takip edemedikleri veya edemeyecekleri açıktır. Değişikliklerin çok sık aralıklarla yapılmasının yanısıra imar planı değişikliği ilan tararımda kolay izlemeyi güçleştirdiği bir gerçektir.
Açıklandığı üzere, İmar Kanununun 8 maddesi Plan veya Plan değişikliklerinin tesbit edilen ilan yerinde bir ay süre ile ilan edileceğini hükme bağlamıştır.Ancak belediyelerce o kadar sık aralıklarla plan değişikliği yapılmaktadır ki vatandaşın bunu takip için ilan yerine her gün gidip kendisiyle ilgili bir değişikliğin olup olmadığını kontrol etmesi gerekmektedir. Aksi halde değişiklikleri takip edemez ve taşınmazı ile ilgili bir sınırlamayı zamanında öğrenemez.
İmar planı ve değişikliklerinde 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 13. maddesinde öngörülen, taşınmazları kamulaştırılacak kimselere noter vasıtasıyla tebligat yapılacağını hükme bağlayan düzenlemeye benzer bir prosedürün öngörülmesi halinde vatandaşların itiraz ve idari yargıda başvuru haklarını kullanma alanı daha kolay olacaktır.
3194 sayılı Kanunun 8.maddesinde belirtilen düzenleme ve idari yargıda İptal davası açılması yollan dışında, imara ilişkin hukuka aykırı belediye meclis kararlarının 1580 sayılı Belediye Kanununun 73 ve 74.maddelerinde öngörülen prosedür çerçevesinde de iptali mümkündür.
1580 sayılı kanunun 73.maddesinde; "Belediye meclisleri tarafından ittihaz edilen mukarrettan 71., 73. maddelerde yazılı olan hususattarı gayri mevad da müteallik meclis mukarreratı katidir. Ancak bu kabil mukarrerata usulen ilan tarihinden itibaren on gün zarfında vilayet merkezi olmayan beldelerde belediye reisi veya alakadarlar tarafından vilayete; vilayet merkezi olan beldelerde belediye reisi veya alakadarlar tarafından Dahiliye Vekaletine müracaatla itiraz olunabilir. Vilayete işar olunan itirazlar kaymakamın mütalaası alındıktan sonra vilayet idare heyetince nihayet onbeş gün zarfında; vilayet merkezi olan beldelerde vekalete yapılan itirazlar valinin mütalaası alındıktan sonra nihayet bir ay zarfında şurayı devletçe tetkik ve bir karara rapt olunur Yapılan itiraz ve müracaatların yukarıda yazılı alakadar makamlarca tetkiki neticesine kadar vali meclis kararlarının tatbik ve icrasını tehir ettirebilir."
74. maddesinde ; " Adi ve fevkalede İçtimalar haricinde veya vazife ve selahiyeti kanuniye hilafında veya Devlet Kanun ve nizamnamelerine mugayir olarak ittihaz edilen mülhakat meclis kararları Valinin talebi üzerine vilayet idare heyeti tarafından vilayet merkezi olan mahallerde Dahiliye Vekaletinin talebi üzerine Devlet şurasınca tetkik olunarak tasdik veya iptal olunur," hükümlerini ihtiva etmektedir.
Belirtilen hükümlerle belediye meclis kararlan üzerinde merkezi idareye bu vesayet 1980 'li yıllara kadar duraksama olmaksızın uygulanmıştır. Ancak 2576 sayılı kanunun yürürlüğe konulmasından sonra bahse konu hükümlerin yürürlükte olup olmadığı, söz konusu yetkilerin kullanılıp kullanılmayacağı konusunda tereddütler doğmuştur. Bahse konu tereddüt yargı kararlarına da yansımıştır.
Öte yandan Danıştay 6. Dairesinin 1991/2552 sayılı kararında , 3194 sayılı İmar Kanununun 8. Maddesinde , imar planlamasına ilişkin meclis kararları için özel İtiraz yönteminin düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle imar planlamasıyla ilgili belediye meclis kararlarının 1580 sayılı kanunun 73. Maddesine göre incelenemeyeceği belirtilmiştir

Ancak, İçişleri Bakanlığının Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin imara ilişkin 12.10.1990 gün ve 183 sayılı kararını, hukuka aykırı görerek, 1580 sayılı kanunun 74. maddesi hükmü uyarınca Danıştay Başkanlığına başvurması üzerine, Danıştay l. Dairesi başvuruyu bu madde çerçevesinde değerlendirerek, 1991/397 sayılı kararıyla söz konusu meclis kararını iptal etmiştir. Adana Büyükşehir Belediyesinin Danıştay 1. Dairesinin 1991/397 sayılı kararının idari işlem niteliğinde olduğu gerekçesiyle Danıştay 6. Dairesinde iptal davası açması üzerine Danıştay 6. Dairesi , 1580 sayılı Belediye Kanununun 74. maddesinde yer alan " Devlet Şurasınca tetkik olunarak tasdik veya iptal olunur" sözcüklerinin yargı denetimini ortadan kaldırdığı ve Anayasanın 125" Maddesince aykırı olduğu kararma vararak . konuyu Anayasa Mahkemesine götürmüştür.
Anayasa Mahkemesi, 1993/57 sayılı kararında, 1580 sayılı Kanunun 74 . maddesi uyarınca belediye meclislerinin işlemleri üzerinde İl İdare kurulunun ya da Danıştayca yapılması öngörülen denetimin bir idari vesayet olduğu Danıştayın burada Anayasa ve 2575 sayılı kanunla kendisine verilen danışma ve inceleme işlevini verine getirdiği, bir yönetim organı imişcesine yönetsel bir karar aldığı, bu hususun yargısal bir başvuru değil , yönetsel bir başvuru olduğu, 1580 sayılı kanunun 74. maddesinde kullanılan " tasdik" yada " iptal" sözcüklerinin de öngörülen işlemin bir idari vesayet olduğunu gösterdiğini, bu maddede sözü edilen "tasdik" ve "iptal" sözcüklerinin idari vesayet kavramları olduğunu, 74. maddede öngörülenin idari vesayet olduğunu bu durumda Danıştay 6. Dairesinin önünde görüp çözümleyeceği bir iptal davası bulunduğu, gerekçesiyle Danıştay 6. Dairesinin talebini reddetmiştir.
Anayasa Mahkemesinin bahse konu kararı üzerine Danıştay 6. Dairesi, Danıştay 1. Dairesinin 19917 397 sayılı kararını esastan incelemiş; 1994/3095 sayılı kararıyla Danıştay Birinci Dairesince tesis edilen işlemde yasa ve mevzuata aykırılık bulunmadığından bahisle Adana Büyükşehir Belediyesince açılan davayı reddetmiştir.

Danıştay 8 Dairesi de 1993/ 4118 sayılı kararında; 1580 sayılı Kanunun 73. ve 74 . maddelerinde öngörülen İl İdare Kurulu kararlarının bir yargı kararı olmayıp idari nitelikte karar olduğunu: idarelerin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu, idari işlemlerin iptal davası yoluyla denetlenmesinin asıl ve genel kural olduğunu; ancak yasalarda işlemlere karşı bir idari itiraz yeri gösterilmiş ise dava açılmadan bu yola başvurulabileceğinin açık olduğunu böylece il idare kurullarının belediye meclis kararlarına karşı yapılan itiraz ve başvurulan incelemek ve bir karar vermekle görevli ve yetkili olduklarını belirtmiştir Keza Danıştay l Dairesi. Mülkiye müfettişlerince düzenlenen 25.04.1996 gün ve 42/21-141/23 sayılı inceleme raporuna dayalı içişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Konak Belediye Meclisinin İmar Planlamasına ilişkin 22 10.1992 gün 2956/3133 sayılı kararını 1580 sayılı kanunun 74. maddesi çerçevesinde değerlendirerek iptal etmiştir. ( 1996/131 s.k.)
Belirtilen Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından, 1580 sayılı Kanunun 73. ve 74 maddelerinde Öngörülen düzenlemelerin yürürlükte bulunduğu kesin olarak anlaşılmaktadır Danıştay 6 Dairesi de Anayasa Mahkemesinin 1993/ 57 sayılı kararından sonra verdiği 1994/3095 sayılı kararında, 1991/2552 sayılı kararda gerekçe gösterilen 3194 sayılı kanunun 8. maddesinde özel itiraz yönteminin düzenlendiği, 1580 sayılı kanununun 74 . maddesindeki prosedürün imarla ilgili belediye meclisi kararlarında işletilemeyeceği görüşünden vazgeçmiş görünmektedir.Zira Danıştay 1. Dairesinin 1991/397 sayılı kararını esastan inceleyerek uygun bulmuş ve Adana Büyükşehir Belediyesinin talebini reddetmiştir.

Böylece 1580 sayılı kanunun 73 ve 74. maddelerinde öngörülen yetkinin, imar planlamasına ilişkin hukuka aykırı belediye meclis kararlarına karşı kullanılmasındaki tereddütler söz konusu yargı kararlan ile giderilmiştir.
Bu durumda hukuka aykırı imar planlan ve değişikliklerinin hukuka uygun duruma getirilmesi doğrultusunda Valiliklere ve İçişleri Bakanlığı denetim elemanlarına önemli görevler düşmektedir. Zira hukuka aykırı imar planlarının, yıllar süren idari yargıda iptali yerine, 1580 sayılı kanunun 74. maddesi çerçevesinde azami 30 gün içinde iptal edilebilmesi çok pratik ve etkin bir yoldur.
1   2   3   4   5   6   7

Reklamlari:

Similar:

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı İmar Kanunu ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile değişik 42. maddesi gereğince

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesi uyarınca; Valiliklerin Belediye ve mücavir alanlar dışında yapılan yapılar ile ilgili olarak tahsil edecekleri harç ve cezalara ilişkin sorunlar ve çözüm yolları >

3194 sayılı İmar Kanunu ile İmar Planı yapma ve değiştirme yetkisinin belediyelere verilmesinden bu yana uygulamanın değerlendirilmsesi, aksyab yönler ve çözüm önerileri inceleme ve araştırma > Rıdvan AYDIN & Kerem AL icon3194 Sayılı İmar Kanunu

Sitenizde bu düğmeye yerleştirin:
Documents


The database is protected by copyright ©trgdoc.com 2000-2013

mesaj göndermek
Documents